|
Ali KANGAL
02 Mart 2010 Salı
![]() Cuma günü bir iş için Ankara’daydım, sabahın erken saatlerinde vardığım başkent sokaklarında, in cin top oynuyordu ve maçları inanın çok keyifsizdi, belli ki iki takımda Balyoz operasyonları ile ilgili olarak gözaltına alınan generalleri ve diğer rütbelileri düşünüyordu
Cuma günü bir iş için Ankara’daydım, sabahın erken saatlerinde vardığım başkent sokaklarında, in cin top oynuyordu ve maçları inanın çok keyifsizdi, belli ki iki takımda Balyoz operasyonları ile ilgili olarak gözaltına alınan generalleri ve diğer rütbelileri düşünüyordu. Çünkü Ankara’nın o soğuk ayazında onların maçlarını izlemeye yalnızca bu rütbeliler geliyor ve bir taraftan kendi aralarında hararetli şeyler konuşurken diğer taraftan da İnlerin ve maçlarını izliyorlarmış. Tabi ki onların amacı sessizlikmiş, memlekette kimse kalmasın bir tek inler ve cinler kalsın, onlarda top oynasın, memleket bize kalsın imiş. İnler ve cinler bu durumun farkında değillermiş, biricik seyircilerinin gözaltına alındığını duyunca üzülmüşler ama gerçekleri öğrenince de şaşırmışlar ve memleket adına sevinmişler. Çünkü onlar bu memleketin inleri ve cinleri imiş. Bu vatan onlarınmış ve kimsenin bu vatanı aptalca emellerine alet edip, karanlıklara gömmelerine müsaade etmezlermiş. O yüzden bundan sonra maçlarını her ne kadar zevksiz de olsa seyircisiz oynamaya karar vermişler. İnanın maçlarını izlemeyelim diye bizi de kovdular, Allah bilir bunlarda Ergenekoncudur dediler bizim için, sopalarla kovaladılar, bizde anlayışla karşıladık onları, delikanlı in, cin bunlar dedik, ne de olsa sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer dedik. İşlerine gitmek için yavaş yavaş Ankara sokaklarına doluşan insanların sayısı artınca morali bozuk olan inler ve cinlerde darbeci zihniyete söverek toplarını alıp yuvalarına dönmeye başladılar. Bizde milyonlarca insanda göremediğimiz; İnler ve Cinlerin bu onurlu tavırlarına şahit olup, sabahın o saatlerinde hazır Kızılay’dayken, Tekel işçilerini ziyaret etmeye karar verdik ve soğuk Ankara sokaklarından birinde derme çatma çadırlarda yatan ve o özlediğimiz eski kömür sobalarıyla ve ardı arkası kesilmeyen güzel sohbetlerle ısınarak, hakları için omuz omuza veren Tekel direnişçilerini ziyaret ettik. Bu ziyareti haftaya yazacağım çünkü Tekel işçilerine moral verecek İslam tarihinde yaşanmış fakat gün yüzüne çıkarılmamış ya da özellikle iktidarların ya da iktidar yanlılarının işine gelmediği için onlar tarafından üzeri örtülmüş bir olaydan uzun bir alıntı yapacağım. Haftaya tekel işçileri ve zenc hareketi yazımla yine burada buluşalım. Ali KANGAL Makalenin yorumları ---
|
|
||
|