Uzun süren kararsızlık ve tedirginliğin ardından Türkiye Futbol Federasyonu açıkladı: hocamız Hiddink’tir.
Uzun süren kararsızlık ve tedirginliğin ardından Türkiye Futbol Federasyonu açıkladı: hocamız Hiddink’tir. Şahsım adına bu karardan memnunum. En başından beri hocanın yabancı olmasını savunan ender kişilerdenim. Yanlış anlaşılmasın, yabancı hayranlığımdan değil, kahraman Türk spor basını hiç bir yerli hocaya tolerans göstermeyip halkın önüne atacağını bidiğim için. Bir futbolcunun çıkıp (Hakan Şükür) gibi hocanın biletini kesebileceğini bildiğim için, o dönem rüyamızda bile göremeyeceğimiz dünya 3.’lüğüne rağmen okul takımını şampiyon yapmış gibi muamele yapıldığını gördüğüm için. Sadece biri var ki; hep el üstünde tutuldu, mağrur tavırlarına, kaprislerine nedense göz yumuldu, başarısızlığına rağmen kırmızı halıyla uğurlanmadığı kaldı farkındasınızdır. Bu şahıs kim mi? Kompleksli çakma İtalyan ama aslen Adanalı olan metroseksüel şahsiyet SİNYOR TERİM. Milli takımın dengeleriyle oynamış, milli şuuru allak bullak etmiştir, bitmez tükenmez egoları uğruna. Gökdeniz Karadeniz, Mehmet Topuz, Yıldıray Baştürk, Fatih Tekke, Halil Altıntop ve daha bir çok buna benzer Türk futbolunun üst düzey futbolcularını bir kenara iterek, Aurellio ve Kazım gibi sıradan futbolcuları Türk yapıp takıma alarak kendince fark yaratmaya çalışmıştır zavallı! Yeni dünya yıldızları arasında gösterilen Mesut Özil gibi bir yeteneği tavırlarından dolayı milli takımdan uzaklaştırıp Almanlara kaptıran, en komik ve ilginci de İspanya maçında son 20 dakikasında kurtarıcı olarak, takımında bırakın onsekizi tesislere bile alınmayan ve henüz ergenliğini tamamlamamış Batuhan Karadeniz’i alarak son hamleyle yine kendince fark yaratmaya çalışırken maalesef lastiği patlamıştır. Daha önceden patlamıştı ya neyse! Bir ilginç olanı da 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’ndaki üçüncülük. Bu üçüncülük tamamen futbolculara aitti, çünkü teknik ve taktik anlamda hiç bir katkısı olmamıştır. Futbolcuların inançları ve milletine olan sorumluluğundan ve yine milletinden aldığı manevi güçle kazanılmıştır. Tersi olmuş olsa turnuvada en iyi oynadığımız Almanya maçını kazanır finale çıkardık!
HIDDINK VE TÜRK EKOL’Ü
Yabancı hoca doğru karar ama Hiddink mi kararsızım ve tereddütlerim var. Peki neden? İyi hoca mı? Kesinlikle evet, dünyanın en iyi üç hocasından biridir bana göre, kurt hoca söyleminin tam karşılığıdır. Başarıları ortadadır taliplerinin sıraya girmesi de bu durumun açık göstergesidir. Ama çorap değiştirir gibi yüksek rakamlara takım değiştiren, işi bitince derhal olay yerini terkeden tam bir görev adamı. Milli takımımızı finallere götürecektir eminim. Ama ekol ve sistem sorunu olan Türk milli takımına bir kimlik kazandırma çabası içinde olacak mıdır? Örnek: Türk futbolcusuna takım oyununun ne olduğunu, savunma nasıl yapılacağını gönülden öğretecek midir? Türk futbolcusunun karakterinden yola çıkarak her maçın iman gücüyle kazanılamayacağını ve profesyonellik bilincinin önemini anlatacak mıdır? Yani gönülden Türk futboluna bir ekol ve kimlik kazandırma gayretinde olacak mıdır? Yoksa parayı kapıp tamamen maddeci bir tavırla, bakın işte finallere götürdüm, finallerde de bu dereceyi aldım başka da bir şeye karışmam mı diyecektir. Şimdilik muamma, bekleyip göreceğiz. Dileğim Hiddink’in severek isteyerek futbolumuza hizmet etmesidir. Olmasını istediğimiz gibi çalırşırsa Hiddink, Türk futbolu büyük sıçrama yapar. Teknik ve bireysel anlamda iyi olduğumuz futbolumuza Hiddink’in önderliğinde takım oyununu, savunmayı ve profesyonelliği öğrenirsek abartmıyorum çok takımın canını yakarız. Umarım dilediğim gibi olur.
HER DEVRİN ADAMI OĞUZ ÇETİN
Türkiye Futbol Federasyonu’na tavsiye: Oğuz Çetin gibi silik, duruşu, tavrı ve tarzı rüzgara göre değişen kişileri futbolun ilahı da olsa sokmayın milli davanın içine, zira inancımı zedeliyor...
Halim ERDOĞAN