Barometre
     
SON DK
SON DK
Sarp DİRİCAN 15 Şubat 2010 Pazartesi

Oldu mu böyle, oldu mu ?

Son zamanlarda Türkiye’de ki muhalif düşünceye çok fazla empati yapmadığımı farkettim.
Bugünkü gergin siyasi atmosferde işler giderek karışıyor. Ve tartışmalar giderek bir sağırlar diyaloğuna dönüşüyor. En basit örneği; Doç. Dr. Nuray Mert’in yaşadıkları...

Son zamanlarda Türkiye’de ki muhalif düşünceye çok fazla empati yapmadığımı farkettim.
Bugünkü gergin siyasi atmosferde işler giderek karışıyor. Ve tartışmalar giderek bir sağırlar diyaloğuna dönüşüyor. En basit örneği; Doç. Dr. Nuray Mert’in yaşadıkları...
Nuray Mert, Radikal ve Hürriyet yazarı aynı zamanda da İstanbul Üniversitesinde hoca. 28 Şubat zamanlarında da Yeni Şafak’ta yazarken zamanın bürokratik oligarşisine (Batı Çalışma Grubu) meydan okumuş sosyal demokrat bir aydın.
Bir süredir çeşitli açılardan yaklaştığı bir mesele var: Türkiye sivil diktaya mı gidiyor ?
Bu soruyu sorduğu ve bu konular üzerine akademik değerlendirmeler yaptığı için fanatik ulusalcıların takdirini, fanatik Akpcilerin de nefretini kazandı.
Halbuki zaten demokratik olmayan ve anayasasının, her tek başına iktidara, krallık yapabilmek için icazet verdiği bu sistemde, sorulması son derece makul bir soruydu onunki.
Bu tartışmaya yapabileceğin katkı nedir ? Ya sivil dikta diye bir şey olmaz dersin ve bunu anlatmaya çalışırsın. Ya da sen de vergi cezası gibi çeşitli örnekler vererek sorulan sorunun doğru olduğunu anlatırsın.
Buraya kadar anlattığım, kafasında bir kaç tahta eksilmemiş ve Mazhar Osmanlık olmamış insanlar içindir.
Fakat Türkiye gibi kafayı yemişlerin ülkesinde, sn. Mert, bir kesim tarafından Ergenekoncu, Hürriyet’in karanlık yüzünü yansıtan darbeci filan gibi yansıtıldı.
Nuray Mert gibi bütün partilere tarafsızlığın ve demokrasi yanlılığının Doğan Grubu temsilcisi olabilecek birisi bir anda kirli tuzaklar kuran bir şer odağı olarak yazılmaya başlandı.
Bu durum, nedense aklıma soğuk savaş yıllarını getirdi. (Gülmeyin hemen, okuduklarımdan..)
40’lı, 50’li, özellikle 60’lı ve 70’li yıllarda, sağ cenahlar tarafından, görüşleri beğenilmeyen sosyalist olsun olmasın her yazar için komünist yaftası yapıştırılırmış.
Düşünün, adam/kadın belki de sosyal demokrat filan ama topluca üzerine gidip komünist ismini takınca hem o kişiyi sağ grupların hedefi haline getiriyorsunuz hem de söylediği sözleri etkisiz kılıyorsunuz. Bu yolla, o kişi ne söylerse söylesin doğru veya yanlış demeden düşünceleri önemsizleşecek ve karşı cenahın ona belirlediği sınırların dışına çıkamayacak.
Bugün Nuray Mert veya onun gibi günümüz kamplaşma konjonktüründe tarafsız kalmaya çalışan aydınlara yapılan muamelenin aynısı. Öyle değil mi ?
Son sorum şu: Dünya’da soğuk savaş bitti, ya Türkiye’de ?

UFAK TEFEK NOTLAR

1- 1985 yapımı, başrollerini Türkan Şoray ve Cihan Ünal’ın oynadığı, “Bir kadın bir hayat” filmindeki şu repliklere bayıldım: Türkan Şoray: Sadece erkeklere özgü bir şey yaptım. Cihan Ünal: Savaş mı çıkardın ? Türkan Şoray: Kocamı boşadım.
2- Okan Bayülgen’in, Disko Kralında alakalı alakasız her dakika, “Sex” demesi ve bu yolla ben bu toplumun çok ilerisindeyim triplerine girmesinden sıkılmaya başladım.
3- Obama – Biden ikilisi, Rijkaard- Neeskens ikilisine amma çok benziyor yahu.
4- Aah ah nerelerdesin Cuma akşamlarının ilacı Tolga Çevik ? Komedi Dükkanı olmadan geçen Cuma günleri, en önemli tiradı pas geçilmiş tiyatro oyunu gibidir.
5- Yıllar geçtikçe çok renksizleştik öyle değil mi ? Eskiden, çevirmeli telefonla Hugo’ya bağlanan çocuk, kendi kalesine röveşata golü atan Takoz Recep, kendi yaptığı ortaya vurmaya çalışan GS’li İorfa, Telsiz yardımıyla flört etmeye çalışan ergen, kliplerde ve reklamlarda oynayan futbolcular vardı? Aklıma geldi de, ne bileyim...
6- Sevgililer gününde Leonard Cohen’den lover lover lover şarkısını mı ? Yoksa Rolling Stones’tan Sweethearts Together’ı mı dinlemem gerektiğine bir türlü karar veremedim.
7- Arda Turan’a neden bu kadar kafayı taktık biliyor musunuz ? Eskiden Tanju, Rıdvan, Metin Ali Feyyaz, Hakan Şükür, Sergen filan vardı. Yani, sahada yetenekli özel hayatında renkli adam bolluğumuz vardı. Şimdi ise sahada yetenekli özel hayatında renkli adam hemen hemen hiç kalmadı. Farkında mısınız ?

SARP DİRİCAN

Makalenin yorumları ---
Yorum Yap
Ad, Soyad veya Rumuz
E-Posta (Kesinlikle yayınlanmayacaktır)
 
ByAbbA Doğrulama Kodu
Yukarıdaki Kodu Girin

 
Google - Reklamları
İnteraktif Menü
Sıcak Tartışma
Barometre Gösteriyor
LDP Resmi Site
     
Hızlı Yukarı
© 2009 Barometre
Bu site bir NET HOLDİNG iştirakıdır.
Hızlı Yukarı