Barometre
     
SON DK
SON DK
Arif TEKELİ 18 Ocak 2010 Pazartesi

Bu tren nereye gidiyor böyle ?

Türkiye’ de laiklik elden gidiyor sloganından bir fayda gelmeyeceğini anlayan ak parti karşıtları şimdi de sivil vesayete gidiyoruz, tek adam diktasına gidiyoruz, Osmanlıya geri dönüyoruz gibi sloganlar geliştirmeye başladılar.

Türkiye’ de laiklik elden gidiyor sloganından bir fayda gelmeyeceğini anlayan ak parti karşıtları şimdi de sivil vesayete gidiyoruz, tek adam diktasına gidiyoruz, Osmanlıya geri dönüyoruz gibi sloganlar geliştirmeye başladılar. Peki, neden tutmamıştı laiklik elden gidiyor sloganı millet niye inanmadı bu slogana, çünkü temelsizdi destek bulabilmesi de imkânsızdı. Cumaya giden öğrencileri gizli kamerayla çekip sanki çok farlı bir şeymiş gibi sanki öcüymüş gibi yayınlamak milletin tepkisini çekip ak partinin oylarını yükseltmekten başka bir şeye yaramadı. Öyle ki milletin hasretle bekleyip de kutladığı KUTLU DOĞUM haftası bile  ‘‘e muhtırayı’’ yazan zat tarafından laikliğe karşı eylem olarak görülüyordu nitekim bu bakış açısı ak partiyi fazlasıyla büyüttü. İsteselerdi de bu kadar büyüyemezlerdi.

Tek adam diktasına gidiyoruz gibi söylemler de yersiz ve temelsiz bana göre. İnsana fazla yetki verirseniz şımarır daha da ister bu bir gerçek fakat ne günümüz dünyası ne uluslararası konjonktür ne de Türk milletinin sağduyusu buna izin vermez. Tayyip Erdoğan gerçekten sivil faşizme gidecek olsa ya da ‘’Putinvari’’ bir yönetim anlayışı belirleyecek olsa da Türkiye’ nin şartları Rusya’ nınkine benzemez onlar komünist partinin otoriter liderlerine alışkınlar fakat Türkiye böyle bir geçmişe sahip değil.

Türkiye ‘nin bugünkü geldiği nokta, dış politikasındaki akıl almaz yükseliş geç kalmış bir durumun tezahürüdür. Öyle ki Rusya ve Almanya başta olmak üzere dünyanın diğer önemli ülkeleri bu evreyi 90’ lı yılların başında atlattılar. Komünizm çökmüş, duvarlar yıkılmıştı fakat Türkiye duvarlarını 2009’ a kadar muhafaza etti. Statükonun (soğuk savaş) yok olduğu dünyada statüko halen devam ediyormuş gibi görevini ifa etmeye devam etti. Fakat geçmişini hatırlayan Türkiye uluslararası konjonktürün de yardımıyla soğuk savaştan 2009 yılı itibariyle çıktı. Milletimiz sevinmelidir çünkü bizde duvarlarımızı yıktık yirmi yıl sonra bile olsa. Çıktığımızı nerden çıkartıyorsun derseniz Türkiye’ nin bugün tartıştığı konulardan derim. Demokratik açılımları tartışıyor olmak bile büyük bir gelişme. Düşünsenize suniler Alevileri anlayabiliyor artık ya da romanlara haklar vermekten bahsediyoruz ya da Ermenistan‘ la ilişkileri iyileştiriyor ve sözde soykırım iddialarını sonsuza kadar ortadan kaldıracak komisyonlar kuruyoruz bunlar geldiğimiz noktayı gösteriyor. Bir başka örnek sınırların açılması, vizelerin kaldırılması düşünsenize Suriye, Lübnan, Libya, Azerbaycan diye sayıp giderken buna geçtiğimiz hafta Rusya’ nın da ekleneceğini öğrendik Rusya bizim dış ticaretimizde birinci sıradaki ülke ve en önemlisi komünizmin blok başı. Dedim ya duvarları yıktık soğuk savaştan 2009 itibariyle çıktık çünkü komünizmin blok başı ile vizeleri kaldırıyoruz.

Bu tren gelecekteki dünyaya gidiyor, bu tren küçülen dünyadaki büyüyen Türkiye’ ye gidiyor,  bu yazarın görüşüdür basit gelebilir ama görünen köye benziyor. Ak parti değil de bir başka parti dahi iktidara gelse önümüzdeki seçimde bu tren bu rayda ilerleyecek..

Arif TEKELİ

Makalenin yorumları ---
Yorum Yap
Ad, Soyad veya Rumuz
E-Posta (Kesinlikle yayınlanmayacaktır)
 
ByAbbA Doğrulama Kodu
Yukarıdaki Kodu Girin

 
Google - Reklamları
İnteraktif Menü
Sıcak Tartışma
Barometre Gösteriyor
LDP Resmi Site
     
Hızlı Yukarı
© 2009 Barometre
Bu site bir NET HOLDİNG iştirakıdır.
Hızlı Yukarı