Evvel zaman içinde kalbur saman içinde,develer telâl iken pireler berber iken ben anamın beşiğinde tıngır mıngır oynar iken...
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde,develer telâl iken pireler berber iken ben anamın beşiğinde tıngır mıngır oynar iken...
Çift başlı,keskin nazarlı,iri pençeli bir kartal var imiş cennet-misâl bir diyârda,bu kartal o kadar haşmetli imiş ki Onu gören,akbabalar,çakallar korkularından altlarına ederler imiş,bu Kartal Bey çok da âl-i himem imiş,nerede başı dara düşmüş var ise yardımına koşar,bir selamıyla güneşi yakar imiş..herkes Ondan meded umar,matlubların isteklerine:
-Hayy hayy,der ve tez yerüne getürüle,diye cevap veririmiş..
Bu arada Sultan Kartal Bey’in bir oğlu olur..ama bu çocuk babası gibi kara değil sarı imiş,gözleri ateş saçıyor imiş..işte böyle bir oğlan..
Zaman hızla çarklarını çevirince,çınarlar yapraklarını dökünce bizim Kartal Bey de yaşlanır,o duvarları delen,itleri maskara eden Kartal Bey’in bakışları bulanır,mutlak sona doğru gider..ve bu haşmet-meâp bey,ölür.
Meydanı boş bulan çakallar,akbabalar zil takıp oynarlar,karşı bayıra gömdükleri Kartal Bey’in kabirini de ne olur ne olmaz deyu taşlarla iyice örterler,Şehzade Sarı Kartal Bey’i de alıp –kafese-koyarlar..
Meydanı boş bulan bu çakal sürüleri günlerce aylarca yıllarca keyiflerine keyif katıp oynamışlar..içmişler..ve daha neler...
Bu arada Şehzade Kartal büyümüş,gayrı kafese sığmaz olmuş ve bir gün öyle bir infilâk ile –kafes-ini parçalayıp çıkmış ki bütün dünya hayrete gark olmuş,bu vak’ayı gören çakallar,kuyruklarını bir yerlerine sokup inlerine kaçmışlar.
Bütün alem Onun gelişine öyle bir sevinmiş öyle bir sevinmiş ki bu cennet iken cehenneme inkılâb eden ülkede, kırk gün kırk gece kutlamalar olmuş,insanlar özlenen günlere tekrar dönmenin sevinciyle kendilerinden geçmiş,sevinç gözyaşları ceyhun olup akmış.
Artık,Sultan olan Şehzade Sarı Kartal Bey,bozulan dengeleri yeniden teesüse koyulmuş;ama bu arada çakallar,akbabalar..boş durmamış onlar da bu haşmetli Kartal’ı tekrardan –kafese sokmak için eldivenleri giyip ayışığında sarıkız-rüyasına yatmışlar,planlar kurmuşlar,oyunlar oynamışlar,bozgunculuk yapmaya andiçmişler..ama kurdukları düşlerden kabuslarla uyanmışlar,eldivenleri başlarına inmiş,bozulan projelerin üzerine bir bardak Sarıkız sodası içmişler,ha başlarına da gelmeyen gaile kalmamış,belki de kalmayacak..
Zira onlar unutmuşlar ki ne millet eski millet ne de zaman evvel zaman..
Onlar erecek murâdına biz çıkacağız kerevetine..
Bugünlerde bir şeyler olacak sevgili kari’,ama ne?Ümid ediyorum ki kazanan bu necip millet ola.
“Çocuklar inanın inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz
Güzel günler göreceğiz güneşli günler”
N.H.
HAYRULLAH LAYIK